Forum Logo

Geri Git   ForumSahane.com | Genel Kültür ve Bilgi Forumu > FORUM SAHANE GENEL KÜLTÜR ALANI > Turizm > Türkiye'deki Tarihi Yerler


Tarih Değiştiren Tapınak: Göbeklitepe


User Tag List

Yeni konu oluştur  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Görüntüleme stilleri
Alt 13 Eylül 2020, 02:18   #1
Hayrettir Göğe Açılan Pencere
 
Seyrüsefa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kaydolma Tarihi: 08 Temmuz 2020
Mesajlar: 5,576
Konular: 4212
Mentioned: 22 Post(s)
Tagged: 0 Thread(s)
Standart Tarih Değiştiren Tapınak: Göbeklitepe

Tarih Değiştiren Tapınak: Göbeklitepe


İngiltere’deki Stonehenge’den 6 bin 600, Mısır Piramitleri’nden 7 bin 100 yıl daha eski, günümüzden 11 bin 600 yıl öncesine tarihlenen bir inanç merkezi olan Göbeklitepe, şimdiye kadar ortaya konan birçok arkeolojik görüşü çürüten bir keşif oldu.

Açığa çıkarılan tapınağın önemi, tapınağı yapanların yerleşik hayata geçmemiş avcı-toplayıcı insanlar olması. Sanılanın aksine yerleşik hayata geçişte ekonomik ya da ekolojik unsurların değil kalabalık ve uzun süreli dinsel tören-merkezlerin rol oynamış olabileceği düşünülüyor.

Arkeoloji; geçmiş dönemlerde yaşamış olan insan topluluklarının sosyal ve kültürel yaşamlarını tespit edebilen maddi kalıntılara dayanarak araştıran kayıt altına alan ve gelişim sürecini inceleyerek yorumlamaya çalışan bir bilim dalı olarak tanımlanmaktadır.
Doğal olarak uzak geçmiş ile ilgili birçok veriye arkeoloji sayesinde ulaşıyoruz. Buna rağmen ülkemizde ve dünyada arkeoloji ve dinler tarihi arasında yapılan ortak çalışmaların yetersiz olduğu görülüyor. Göbeklitepe yapılan bu tür çalışmalara bir örnek niteliğindedir.

Göbeklitepe’de 1995 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden Arkeolog Harald Hauptmann’ın danışmanlığında yüzey araştırmaları yapılmış ve 1996 yılından 2006 yılına kadar Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden Arkeolog Klaus Schmidt danışmanlığında kazı çalışmaları sürdürülmüştür.

Yapılan çalışmalarda toplamda 20 adet olan ve çapı 10-30 metre arasında değişen dairesel yapı ortaya çıkarılmıştır. Dairesel yapının merkezinde 2 adet olmak üzere çevresinde 10-12 adet arasında değişen toplamda 200 adet dikilitaş vardır. Bu yapının içinde 7 metre uzunluğunda ve 50 ton ağırlığında T biçimli dikilitaşlar mevcuttur. Bu dikilitaşların üzerinde dönemin inanç ve düşünce sistemini yansıtan soyut semboller ve hayvan kabartmaları bulunmaktadır.


Öyle ki 50 tona varan ağırlıklar düşünüldüğünde bu yapıların işlenmesi ve taşınması için ciddi bir zamana ve çok sayıda insana ihtiyaç duyulmuştur. Burada ortaya konan motivasyon, o dönemde bölgede bulunan insanların sadece günlük faaliyetlerle ilgilenmediklerini aynı zamanda kendileri için önem arz eden bir inanç etrafında bir araya gelerek mitsel konularla ilgilendiklerini ve dini ritüeller oluşturduklarını gösteriyor.

Bazı araştırmacılar avcı-toplayıcı insanların yerleşik hayata geçmesinden ve tarım ile ilgilenmeye başlamasından sonra bazı sorunlarla karşılaştıklarını ve bu sorunlara çözüm bulma arayışı ile dinlerin doğduğunu iddia ediyorlardı. Ancak Göbeklitepe dinsel inanışların bu görüşün aksine çok daha eski dönemlerde, kurumsal olarak ve basit olmayan formlarda bulunduğunu gösterdi.

Kendisinden önce bilinen tapınaktan 5000 yıl kadar daha eski olan Göbeklitepe, uygarlıkların oluşmasında da inançların ne kadar etkili olduğunu gözler önüne sermiştir.

Uzun süre kazı çalışmalarını sürdüren Klaus Schmidt şu sözleri söylemiştir: ” Önce tapınak kuruldu, sonra şehir.” Buradan da anlaşılıyor ki, insanın fıtratına yerleştirilmiş olan inanma ihtiyacı her şeyden önce bölge insanını tapınak yapmaya yöneltmiştir.

Arkeologlara göre Göbeklitepe, Neolitik döneme ait ve Anadolu’da inşa edilen ilk tapınak olma özelliği taşıyor.

Şanlıurfa’nın merkez Haliliye ilçesinin, kent merkezine 18 kilometre mesafedeki Örencik Mahallesi yakınlarında bulunan ve ilk kez 1963’te İstanbul ve Chicago üniversitelerinden araştırmacıların yüzey çalışmaları sırasında fark edilen ören yerindeki kazılar 50 yılı aşkın süredir devam ediyor. Bu sürece rağmen Göbeklitepe’de henüz gün yüzüne çıkmamış birçok alan ve kendi döneminde anlam ifade eden ancak günümüzde gizemi çözülememiş birçok yapı mevcuttur.

Göbeklitepe, Bahreyn’in başkenti Manama’da gerçekleştirilen UNESCO 42. Dünya Miras Komitesi toplantısında, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmiştir.


İsmail Özcan

Seyrüsefa isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 13 Eylül 2020, 02:21   #2
Hayrettir Göğe Açılan Pencere
 
Seyrüsefa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kaydolma Tarihi: 08 Temmuz 2020
Mesajlar: 5,576
Konular: 4212
Mentioned: 22 Post(s)
Tagged: 0 Thread(s)
Standart Yanıt: Tarih Değiştiren Tapınak: Göbeklitepe


Göbeklitepe sayesinde anladık ki, tarımın ortaya çıkması, şehirleşme ile dini merkezlerin inşasına yol açmadı. Din, şehirleşme ve dini merkezlerin inşasına yol açtı, bunun sonucunda tarımcılık ve hayvancılık ortaya çıktı.

“Dünyanın en önemli ve gizemli arkeolojik alanı neresidir?” diye sorulsa, birçok kişi piramitler ya da Stonehenge diye cevap verir. Oysa çoğu arkeolog bu tespite katılmayacak, onun yerine ülkemizde bulunan 12-13 bin yıllık Göbeklitepe cevabını verecektir.

Göbeklitepe, Şanlıurfa’nın 12 km kuzeydoğusunda, Örencik yakınlarında yer alan, dünyanın bilinen en eski dini yapılarına ev sahipliği yapan arkeolojik bir kazı alanı.

20 civarında daire oluşturan, 200’den fazla, boyları altı metreyi bulan T şeklinde sütunlardan oluşmaktadır.

Göbeklitepe, bilinen en eski megalitik yapıdır. Sütunların üstünde, çeşitli hayvan sembolleri ile hâlâ tam olarak neyi temsil ettikleri anlaşılamayan soyut resimler, kabartma ya da oyularak resmedilmiştir.

Aslan, yılan, akbaba, yaban ördekler, tilki, boğa en çok resmedilen hayvanlar arasında.
Sütunlar boşluk bırakmayacak şekilde çok resimle süslendiği için, bu çizimlerin süslemeden çok bir hikâyeyi anlatmayı amaçladığı anlaşılmakta.

Ancak bu hikâyenin, ya da soyut sembollerin, ne anlama geldiği gizemini koruyor. T şeklindeki taşların ise kolları açık insanları temsil ettiği düşünülüyor.

Bölge ilk olarak, Chicago ve İstanbul Üniversiteleri tarafından 1963’te fark edilmiş, ancak T şeklindeki taşların dışarıda kalan kısımları mezar taşı zannedilmiş, böylece bölgede kazı yapılmamış. Ancak bu ekibin aldığı notları gören Alman arkeolog Klaus Schmidt, bölgede önemli bir arkeolojik alan olduğuna ikna olup bölgeyi incelemeye gitti.

Ertesi yıl da Şanlıurfa Müzesi’nin yardımı ile kazılar başladı.
Kısa süre içinde sütunlar ortaya çıktı ve tarihlendirme yapıldığı zaman Schmidt’i hayretler içinde bırakan bir sonuca tanıklık edildi.
Söz konusu sütunlar tam 12-13 bin yıl önce, yani M.Ö. 11-10 bin arasında yaşayan insanlar tarafından işlenip bölgeye konulmuştu. Bu, arkeoloji bilimini baştan yazmayı gerektirecek bir keşifti.

Bu sonuç neden şaşırtıcı idi?
Göbeklitepe’deki ibadethane olduğuna inanılan yapı Stonehenge’ten 7-8 bin yıl, Giza Piramitleri’nden 7 bin 500-8 bin 500 yıl önce inşa edilmişti. Söz konusu yapının inşa döneminde çanak-çömleksiz Neolitik A dönemi avcı-toplayıcılarının yaşadığı düşünülmekteydi.

BİR ARAYA NASIL GELDİLER?
Bunların ise metallere, yazıya ve tekerleğe sahip olmadığı, çanak çömlek yapamadığı, tarımcılık ve hayvancılığı keşfetmediği zannediliyordu.
Nitekim bölgede yapılan kazılar, gerçekten de ibadethaneyi inşa edenlerin bu özellikleri gösteren avcılar olduğunu desteklemekte.

Göbeklitepe’nin keşfine kadar, o dönemin avcı-toplayıcı insanlarının böyle bir eser yapamayacağına inanılıyordu.
Göbeklitepe keşfedilir keşfedilmez, cevabını tam bilemediğimiz önemli gizemler ortaya çıktı. Avcı topluluklar neden böyle bir yapı inşa etme gereği duymuştu? Yerleşik bir hayat yaşamayan bu insanları böyle bir şey yapmaya ne motive etmişti? Çıkarıldıkları yerde 50 tonu bulan taşları, yüzlerce metre taşıyıp bölgeye nasıl getirmişlerdi? Böyle bir işlemi yapmak için en az 500 işçinin çalışması gerektiği düşünülmektedir.
Bu kadar insan nasıl bir araya gelmişti? Nasıl beslenmişti?

Bu soruların tam olarak cevabını bilmiyoruz. Ancak bölgede önemli bir yerleşim yerinin izine rastlanmamasından hareketle, insanların bu bölgede dini motivasyonlarla bir araya gelip, böyle devasa bir projeyi gerçekleştirdikleri düşünülmekte.

Göbeklitepe keşfedilmeden önce, insanların tarım ve hayvancılığı keşfinden sonra büyük yerleşim yerlerinin ve tapınakların ortaya çıktığı düşünülürdü. Tabii insanların neden, protein açısından daha zengin gıda getiren ve tarımcılıktan daha kolay olan avcılığı terk edip, yorucu tarımla uğraştığı cevapsız bir soru olarak kalmıştı.

Göbeklitepe’yi keşfeden Schmidt’e göre bu keşif, denklemi tersine çevirdi. Avcılar önce Göbeklitepe’yi inşa etmişler, daha sonra oradaki yaşamı devam ettirmek için alternatif gıda kaynaklarına ihtiyaç duymuşlardı.

Nitekim en son arkeolojik veriler, Göbeklitepe’den sadece 30 km uzaktaki Karacadağ’ın ilk tarımın başladığı yer olduğuna işaret ediyor.
Tarım burada, Göbeklitepe’nin inşasından 500-1500 yıl sonra başlamıştı.

Gene ilk ilkel hayvancılık bu bölgelerde, ibadethanenin inşasından bin-2 bin yıl sonra ortaya çıkmıştı. Dolayısıyla sanıldığı gibi, tarımın ortaya çıkması şehirleşme ile dini merkezlerin inşasına yol açmamış; din, şehirleşme ve dini merkezlerin inşasına yol açmış, bunun sonucunda tarımcılık ve hayvancılık ortaya çıkmıştı.

GİZEMİ ÇÖZÜLEMEDİ
Göbeklitepe’de yaşayanların nasıl bir dini inanca sahip olduğu belirsiz olmakla beraber, önceden iddia edildiği gibi avladıkları hayvanlar etrafında şekillenen kült inançlara sahip olmadıkları kesin.
Zira, sütunlarda avlanan hayvanlar ya da av sahneleri önemli bir yer tutmamakta, daha ziyade güçlü hayvanlar resmedilmekte.

Göbeklitepe’nin ortaya çıkışı kadar, kayboluşu da çok gizemli. Çoğu tarihi yapı gibi, ibadethane terk edilme ya da unutulma ile ortadan kaybolmamış. M.Ö. 8 bin yıllarında, bir anda Göbeklitepe’nin ziyaretçileri ya da sakinleri bu yapıları toprakla gömmeye karar vermişler ve 300-500 arası metre küp toprak dökerek yapıları gömmüşler. Gömmekte kullanılan toprak, küçük kireç taşı parçaları, taş alet ve hayvan kemikleri ile doludur. Bölge sakinleri neden ibadethaneyi kasıtlı bir şekilde gömdü? Bu soru da gizemini koruyor. Bu gömme işlemi olmasıydı, muhtemelen taşlar zarar görürdü.


Enis Doko

Seyrüsefa isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

İçeriği Sosyalleştir

Etiketler
değiştiren, göbeklitepe, tapınak, tarih


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 
Seçenekler
Görüntüleme stilleri


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ateş Yükselince Renk Değiştiren Corona Maskesi Seyrüsefa Bilim-Teknik Gelişmeleri 0 11 Eylül 2020 20:33
Tarih Devirleri Seyrüsefa Tarih - İnkılap Tarihi 0 20 Ağustos 2020 16:40
Dünya Tarihini Değiştiren Anneler Seyrüsefa Dünya Tarihi 0 20 Ağustos 2020 15:28
Göbeklitepe'yi Keşfeden Alman Arkeolog Klaus Schmidt (1995) Seyrüsefa Arkeoloji 0 20 Ağustos 2020 00:21
Tarihi Değiştiren Hastalıklar Seyrüsefa Dünya Tarihi 0 02 Ağustos 2020 01:51

Forum saati, Türkiye saatine göre ayarlanmış olup şu anki saat: 14:47.

Forum Yasal Uyarı Künye
Yazılım: vBulletin® 3.8.5
Yazılımın telif hakkı sahibi: Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.

ForumSahane, lisanslı yazılım kullanan yasal bir kültür forumudur.

ForumSahane, yer sağlayıcı bir forum sitesidir. İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkındaki 5651 sayılı kanunun, yer sağlayıcılar hakkındaki yükümlülükleri düzenlediği beşinci maddesi uyarınca; yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Dolayısıyla her katılımcımız yaptığı paylaşımlardan, kendi yazdığı yorumdan sorumludur.
Yer sağlayıcı niteliğini haiz forum sitemiz üzerinde, hukuka aykırı gördüğünüz içeriklerin bildirimlerini İLETİŞİM bağlantısından bizlere iletirseniz en geç iki (2) iş günü içerisinde hukuk birimimizce gerekli inceleme, gerekiyorsa işlem ve tarafınıza dönüş yapılacaktır.
ForumSahane içerisinde yapılan paylaşımların ve paylaşımlara yazılan yorumların IP kayıtları tutulmakta olup, hukuka aykırılık hallerinde bu veriler ilgili makamlarla paylaşılacaktır.

Forum Sahibi: Seyrüsefa