Forum Logo

Geri Git   ForumSahane.com | Genel Kültür ve Bilgi Forumu > FORUM SAHANE SANAT ALANI > Güzel Sanatlar > Sanat Tarihi


Türklerde Damga Geleneği


User Tag List

Yeni konu oluştur  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Görüntüleme stilleri
Alt 15 Eylül 2020, 17:40   #1
Hayrettir Göğe Açılan Pencere
 
Seyrüsefa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kaydolma Tarihi: 08 Temmuz 2020
Mesajlar: 5,453
Konular: 4110
Mentioned: 22 Post(s)
Tagged: 0 Thread(s)
Standart Türklerde Damga Geleneği

Türklerde Damga Geleneği

Damga Kelimesinin Anlamı
En eski Türkçe kelimelerden biri olan damga, Gülensoy’un Köken Bilgisi Sözlüğü’nde, “bir şeyin üzerine bir nişan ve işaret koymaya yarayan araç; bu araçla basılan nişan, işaret” anlamına gelmektedir. Damga sözcüğü, Azerbaycan, Çağatay, Türkmen, Özbek, Kazan ve daha birçok Türk lehçesinde farklı fonetik (ses bilgisi) varyantlarda kullanılmış olup; Rusça’ya tamga, Moğolca’ya ise tamaga şekliyle geçmiştir. Damga, aynı zamanda bir dilin ve ait oldukları toplulukların miras bıraktığı ilk anlatılar biçiminde tanımlanabilir.

Damgaların Oluşumu ve Gelişimi
Damgaların nasıl oluştuğu konusunda kesin bir bilgi yoktur ancak kabul edilen genel görüş, kayalardaki işaretlerin zamanla damgalara dönüştüğüdür. Damganın kullanılmaya başlanmasından önce Türkler, anlatmak istediklerini resim ile ifade etmişlerdir. Bu durum, Türklerde damga geleneğinin kökenini açıklamaktadır.


Damga Aleti

Damgaların yazıya dönüşmesi ise, aşamalı olarak gerçekleşmiştir. İlk önce kaya ve duvar resimleriyle başlayan macera, her harfe anlam veren basit resimlerin kullanılmasıyla devam etmiştir. Bunlar, aynı zamanda sembolik figürlerdir. Daha sonra bu basit yazılar, biçim değiştirerek damgalara, damgalar da zamanla birer alfabeye dönüşerek gelişimini tamamlamıştır.

Türkler, kendilerine ait alfabeyi kullanan sayılı milletlerdendir. Her ne kadar Türk tarihini incelemeye Orhun Yazıtları’ndan başlanılsa da Türk kültür tarihi, daha eskilere dayanmaktadır. Türkler, Yenisey ve Orhun Yazıtları’nda kullanılan alfabeden önce damgayı bilmekte ve kullanmaktaydılar. Orhun alfabesi, damgaların soyutlaşmasıyla ortaya çıkmıştır.

Orhun ve Yenisey Yazıtları’nda görülen bazı harfler, Türklerin kullandıkları maddi unsurlara şekil yönünden oldukça benzemektedirler.


Damgaların Görüldüğü Yerler
Türk tarihine ışık tutan damgalar, çok eski zamanlardan beri insanlığın çeşitli yerlerde, çeşitli sebeplerle kullandığı simgeler olmuştur. Bunlardan biri de hayvanlar üzerine yapılan ve aitlik anlamı katan damgalardır. Topluluklar, hayvanlarını diğer toplulukların hayvanlarından ayırmak için kendi hayvanlarının üzerine, ailelerini de ifade eden damgalar yapmışlardır.

Eski Türk yazıtlarından Açura Yazıtı’nın sol tarafındaki metinde şöyle geçmektedir. “Yeti yegirmi yaşımta etim erti, ölti, kabkı eti bunsız erti kara saçın teg, yerdeki tamgalıg yılkı bunsuz erti yagı tegmiş sü teni yeti miŋ oglan erti” (On yedi erdemi yaşında idim, öldü, göz kapağının eti kara saçı gibi kedersiz idi, yerdeki damgalı at sürüsü sayısız idi, hücum eden ordusunun kudreti yedi bin oğlan idi.) Metinden hareketle, Türklerde hayvan damgalama geleneğinin, Eski Türklerden beri var olduğunu söyleyebiliriz.


Kavramların işaretlenmesi, kalıcılığının sağlanması ve gelecek nesillere aktarılması itibariyle sosyal ve kültürel açıdan büyük önem taşıyan damgalar, günlük hayattaki pek çok kullanımının yanında, kişiler öldükten sonra mezarlarında da kullanılmıştır.


Bunun dışında Türkler, halı ve kilimlerinde de damgayı kullanmışlardır.


Şırnak, Türkmenistan, Kazakistan, Hakkari ve Truva’da ortak damgalar
Sibirya Türklerinin etnografya eserlerinde kullandığı bazı damgalar:


Damgalar konusunda bir diğer husus da çok çeşitli olmalarıdır. Bu çeşitlilik, yazıları yazan boyların ve soyların farklılık göstermesinden kaynaklanıyor olabilir. Kağanlık damgası gibi çok özel bir takım damgalar hariç, boy ve aile damgaları, zamanla boyları oluşturan ailelerin sayısına bağlı olarak küçük değişikliklere uğramıştır. Söz konusu değişiklikler gerçekleştirilirken, hem boyların damgalarının ana çizgileri korunmuş hem de eklenen küçük bir çizgi/fark ile yeni bir aile damgası oluşturulmuştur. Dolayısıyla yeni bir aile kodlanırken, hem ailenin mensubu olduğu boy ile olan ilişkisi korunmuş hem de ailenin boya olan bağlılığı teyit edilmiştir.


Gevher Nesibe Medresesi ve Şifahanesi’nde ayrıca Sahabiye Medresesi’nde, çeşitli taşçı işareti mahiyetinde yapılmış damgalar bulunmaktadır. Medresenin giriş eyvanında, doğu-batı eyvanlarında ve şifahane bölümünün ana eyvanında çeşitli işaretler bulunur.


Damgalar, insan vücuduna dövme olarak da işlenmiştir. Bazen kişilerin ait oldukları boyu temsil eden damgalar yapılırken, bazen de Köktürk alfabesinde kullanılan işaretleri kullanmışlardır.


Damgaların taşıdığı anlamlar, bulundukları yerlerle ilişki kurularak açıklanabilmektedir. Örneğin, eski Türk inanç sisteminde, tanrıya yakın yerler olarak kabul edilen dağların zirvelerinde veya zor ulaşılan bölgelerde bulunan kayalara işlenen tasvir ve damgalar, genellikle dini amaçla yapılırken; ağıl kenarlarına, otlaklara, hayvanlara, eşyalara, heykellere, mezarlara işlenen damgalar ise genellikle diğer aile, boy ve farklı kültürlere “aitlik” adına mesaj vermek üzere yapılmışlardır.



Şaman(Kam) Davulundaki Damgalar

Kaynaklar
Prof. Dr. Tuncer Gülensoy – Orhun’dan Anadolu’ya Türk Damgaları
Nesrin Güllüdağ – Türklerde Damga Geleneği ve Nogay Türklerinin Damgaları Üzerine Bir İnceleme
Yrd. Doç. Dr. Mustafa Aksoy – Kaya Resimlerinden Alfabeye Avrasya’da Türk Damgaları

Seyrüsefa isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

İçeriği Sosyalleştir

Etiketler
damga, geleneği, türklerde


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 
Seçenekler
Görüntüleme stilleri


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Büyük Taarruz’a Damga Vuran Kritik Hamle ForumSahane Atatürk Videoları 0 30 Ağustos 2020 19:19

Forum saati, Türkiye saatine göre ayarlanmış olup şu anki saat: 05:43.

Forum Yasal Uyarı Künye
Yazılım: vBulletin® 3.8.5
Yazılımın telif hakkı sahibi: Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.

ForumSahane, lisanslı yazılım kullanan yasal bir kültür forumudur.

ForumSahane, yer sağlayıcı bir forum sitesidir. İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkındaki 5651 sayılı kanunun, yer sağlayıcılar hakkındaki yükümlülükleri düzenlediği beşinci maddesi uyarınca; yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Dolayısıyla her katılımcımız yaptığı paylaşımlardan, kendi yazdığı yorumdan sorumludur.
Yer sağlayıcı niteliğini haiz forum sitemiz üzerinde, hukuka aykırı gördüğünüz içeriklerin bildirimlerini İLETİŞİM bağlantısından bizlere iletirseniz en geç iki (2) iş günü içerisinde hukuk birimimizce gerekli inceleme, gerekiyorsa işlem ve tarafınıza dönüş yapılacaktır.
ForumSahane içerisinde yapılan paylaşımların ve paylaşımlara yazılan yorumların IP kayıtları tutulmakta olup, hukuka aykırılık hallerinde bu veriler ilgili makamlarla paylaşılacaktır.

Forum Sahibi: Seyrüsefa