Forum Logo

Geri Git   ForumSahane.com | Genel Kültür ve Bilgi Forumu > Forum Sahane < İNANÇ ALANI > > Peygamberler ve Sahabeler > Hz. Muhammed (sav)


Peygamber Efendimizin Bir Rüyası


User Tag List

Yeni konu oluştur  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Görüntüleme stilleri
Alt 28 Eylül 2020, 08:19   #1
Hayrettir Göğe Açılan Pencere
 
Seyrüsefa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kaydolma Tarihi: 08 Temmuz 2020
Mesajlar: 6,942
Konular: 5043
Mentioned: 23 Post(s)
Tagged: 0 Thread(s)
Standart Peygamber Efendimizin Bir Rüyası

Peygamber Efendimizin Bir Rüyası

Semüre b. Cündeb radıyallahu anh anlatmaktadır:

“Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem, sık sık “Sizden bir rüya gören yok mu?” diye sorardı. Görenler de, O’na Allah’ın dilediği kadar anlatırlardı. Bir sabah bize yine sordu. “Sizden bir rüya gören yok mu?” Kendisine, “Bizden kimse bir şey görmedi!” dediler. Bunun üzerine, “Ama ben gördüm” dedi ve anlattı: “Bu gece bana iki kişi geldi. Beni alıp, “Haydi yürü!” dediler.

Yürüdüm. Yatan bir adamın yanına geldik. Yanında biri, elinde bir kaya olduğu halde başucunda duruyordu. Bazen bu kayayı başına indirip onunla başını yarıyordu, taş da sağa sola yuvarlanıp gidiyordu. Adam taşı takip ediyor ve tekrar alıyordu. Ama başı eskisi gibi iyileşinceye kadar vurmuyordu. İyileştikten sonra tekrar indiriyor, önceki yaptıklarını aynen yeniliyordu.

Beni getirenlere, “Subhânallah! Nedir bu?” dedim. Dinlemeyip “Yürü! Yürü!” dediler. Yürüdük, sırtüstü uzanmış birinin yanına geldik. Bunun da yanında, elinde demir kancalar bulunan biri duruyordu. Adamın bir yüzüne gelip, çengeli takıp yüzünün yarısını ensesine kadar soyuyordu. Burnu, gözü enseye kadar soyuluyordu. Sonra öbür tarafına geçip, aynı şekilde diğer yüzünün derisini de ensesine kadar soyuyordu. Bu da, yüz derileri iyileşip eskisi gibi sıhhate kavuşuncaya kadar bekliyor, sonra tekrar önce(ki) yaptıklarını yapmaya başlıyordu. Ben burada da “Subhanallah! Nedir bu?” dedim. Cevap vermeyip, “Yürü! Yürü!” dediler. Beraberce yürüdük.

Fırın gibi bir yere geldik. İçinden birtakım gürültüler, sesler geliyordu. Gördük ki, içinde bir kısım çıplak kadınlar ve erkekler var. Aşağı taraflarından bir alev yükselip onları yalıyordu. Bu alev onlara ulaşınca çığlık koparıyorlardı. Ben yine dayanamayıp, “Bunlar kimdir?” diye sordum. Bana cevap vermeyip “Yürü! Yürü!” dediler.

Beraberce yürüdük. Kan gibi kırmızı bir nehir kenarına geldik. Nehirde yüzen bir adam vardı. Nehir kenarında da yanında birçok taş bulunan bir adam duruyordu. Adam bir müddet yüzüp kıyıya doğru yanaşınca yanında taşlar bulunan kıyıdaki adam geliyor, öbürü ağzını açıyor bu da ona bir taş atıp kovalıyordu. Adam bir müddet yüzdükten sonra geri dönüp adama doğru yine yaklaşıyordu. Her dönüşünde ağzını açıyor, kıyıdaki de ona bir taş atıyordu. Ben yine dayanamayıp, “Bu nedir?” diye sordum. Cevap vermeyip yine “Yürü! Yürü!” dediler.

Beraberce yürüdük. Çok çirkin görünüşlü bir adamın yanına geldik. Böylesi çirkin kimseyi görmemişsinizdir. Bunun yanında bir ateş vardı. Adam ateşi tutuşturup etrafında dönüyordu. Ben yine, “Bu nedir?” diye sordum. Cevap vermeyip, “Yürü! Yürü!” dediler.

Beraberce yürüdük. İri iri ağaçları olan bir bahçeye geldik. İçerisinde her çeşit bahar çiçekleri vardı. Bu bahçenin içinde çok uzun boylu bir adam vardı. Semâya yükselen başını neredeyse göremiyordum. Etrafında çok sayıda çocuklar vardı. Ben yine, “Bunlar kimdir?” dedim. Cevap vermeyip “Yürü! Yürü!” dediler.

Beraberce yürüdük. Ulu bir ağacın yanına geldik. Ne bundan daha büyük, ne de daha güzel bir ağaç hiç görmedim. Arkadaşlarım, “Ağaca çık!” dediler. Beraberce çıkmaya başladık. Altın ve gümüş tuğlalarla yapılmış bir şehre doğru yükselmeye başladık. Derken şehrin kapısına geldik. Kapıyı çalıp açmalarını istedik. Açtılar ve beraberce girdik. Bizi bir kısım insanlar karşıladı. Bunlar yaratılışça bir yarısı çok güzel, diğer yarısı da çok çirkin kimselerdir. Sanki böylesine güzellik, böylesine çirkinlik görmemişsinizdir. Arkadaşlarım onlara, “Gidin şu nehire banın!” dediler. Meğerse orada açıkta bir nehir varmış. Suyu sanki sâfi süttü, bembeyazdı. Gidip içine banıp çıktılar. Çirkinlikleri tamamen gitmiş olarak geri geldiler. İki tarafları da en güzel şekli almıştı.

Beni dolaştıran arkadaşlarım açıkladılar:
“Bu gördüğün, Adn cennetidir. Şu da senin makamındır.” Gözümü çevirip baktım. Bu bir saraydı, tıpkı beyaz bir bulut gibi. “Beni gezdirin, içine bir gireyim!” dedim. “Şimdilik hayır! Amma mutlaka gireceksin” dediler.

Ben “Geceden beri acayip şeyler gördüm, neydi bunlar?” diye sordum. “Sana anlatacağız, dediler ve anlattılar:

“Taşla başı yarılan, o ilk gördüğün adam, Kur’ân’ı atıp reddeden, farz namazlarda uyuyup kılmayan kimsedir.

Ensesine kadar yüzünün derileri, burnu, gözü soyulan adam, evinden çıkıp yalanlar uydurup, etrafa yalan saran kimsedir.

Fırın gibi bir binanın içinde gördüğün kadınlı erkekli çıplak kimseler, zina yapan erkek ve kadınlardır.

Kan nehrinde yüzüp ağzına taş atılan adam fâiz yiyen adamdır.

Ateşin yanında durup onu yakan ve etrafında dönen pis manzaralı adam, cehennemin, ateşin bekçisidir.

Bahçede gördüğün uzun boylu adam İbrahim (aleyhisselam) idi. Onun etrafındaki çocuklar ise, fıtrat üzere (bûluğa ermeden) ölen çocuklardır.”

Cemaatten biri hemen atılarak:
“Ey Allah’ın Rasulü! Müşrik çocukları da mı?” diye sordu. Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) “Evet” dedi, “müşrik çocukları da” ve anlatmaya devam etti:
“Yarısı güzel yarısı çirkin yaratılışlı olan adamlara gelince, bunlar iyi amellerle kötü amelleri birbirine karıştırıp her ikisini de yapan kimselerdir. Allah onları affetmiştir.”(Buhârî, Ta’bîr, 48.)

Resûlullah Efendimiz’e rüyasında bu enteresan geziyi yaptıran meleklerden birinin Cebrâil aleyhisselâm, diğerinin de Mikâil aleyhisselâm olduğu hadisin diğer rivayetlerinden bilinmektedir.

Allahu Zülcelal tevbe ederek kabirde azaba sebep olabilecek günahların cümlesinden kurtulmayı bizlere nasip eylesin. (Âmin)


M. Emin Karabacak
Gülistan Dergisi

Seyrüsefa isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

İçeriği Sosyalleştir

Etiketler
bir, efendimizin, peygamber, rüyası


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 
Seçenekler
Görüntüleme stilleri


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Mescid-i Nebî ve Hz. Peygamber’in (sav) Kabri Nasıl Ziyaret Edilir? Seyrüsefa İslamiyet 0 06 Eylül 2020 03:33
Peygamber Efendimizin (sav) Doğduğu Ev Seyrüsefa Hz. Muhammed (sav) 0 06 Eylül 2020 02:13
Peygamber Efendimize Mektuplar Seyrüsefa Hz. Muhammed (sav) 4 31 Temmuz 2020 02:21
Peygamber Efendimizin Tevbe İstiğfar Duası Seyrüsefa Dualar 1 28 Temmuz 2020 12:56

Forum saati, Türkiye saatine göre ayarlanmış olup şu anki saat: 07:33.

Forum Yasal Uyarı Künye
Yazılım: vBulletin® 3.8.5
Yazılımın telif hakkı sahibi: Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.

ForumSahane, lisanslı yazılım kullanan yasal bir kültür forumudur.

ForumSahane, yer sağlayıcı bir forum sitesidir. İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkındaki 5651 sayılı kanunun, yer sağlayıcılar hakkındaki yükümlülükleri düzenlediği beşinci maddesi uyarınca; yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Dolayısıyla her katılımcımız yaptığı paylaşımlardan, kendi yazdığı yorumdan sorumludur.
Yer sağlayıcı niteliğini haiz forum sitemiz üzerinde, hukuka aykırı gördüğünüz içeriklerin bildirimlerini İLETİŞİM bağlantısından bizlere iletirseniz en geç iki (2) iş günü içerisinde hukuk birimimizce gerekli inceleme, gerekiyorsa işlem ve tarafınıza dönüş yapılacaktır.
ForumSahane içerisinde yapılan paylaşımların ve paylaşımlara yazılan yorumların IP kayıtları tutulmakta olup, hukuka aykırılık hallerinde bu veriler ilgili makamlarla paylaşılacaktır.

Forum Sahibi: Seyrüsefa