Forum Logo

Geri Git   ForumSahane.com | Genel Forum Sitesi | Kultur ve Bilgi Forumu > Forum Sahane < SAĞLIK ALANI > > Alternatif Tıp


İslam Tıbbı


User Tag List

Yeni konu oluştur  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Görüntüleme stilleri
Alt 10 Ocak 2021, 01:44   #1
Forum Ekibi
 
Şah ❁ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kaydolma Tarihi: 11 Ekim 2020
Mesajlar: 1,378
Konular: 810
Mentioned: 0 Post(s)
Tagged: 0 Thread(s)
Standart İslam Tıbbı

İslam Tıbbı

İslam tıbbı, İslam peygamberi Muhammed dönemindeki geleneksel Arap tıbbından olduğu kadar, antik Helen (Grek-Roma) tıbbı Unani'den, antik Hint tıbbı Ayurveda'dan ve antik İran tıbbından etkilenmiştir.

Ortaçağ İslam medeniyetinde, İslam medeniyetinin dili (lingua franca) Arapça ile ifade edilen tıp teori ve uygulamalarının bütününe verilen ad. Tıp tarihinde Arap tıbbı terimi de kullanılmakla birlikte dönemin önemli bazı figürleri Arap olmadığı gibi Rey, Hamedan gibi Fars şehirlerinde yaşamaktaydılar.

Kaynakları
İslam tıbbı Muhammed bin Abdullah'ın sözleriyle başlatılmaktadır. Sahih-i Buhari, Sünen-i Ebu Davud ve Muvatta gibi hadis kaynaklarında Muhammed bin Abdullah'tan sağlık ile ilgili aşağıdaki ve benzer sözler (hadis) aktarılmıştır:

"Allah devası olmayan hiçbir hastalık yaratmamıştır" (Sahih-i Buhari) "Tıbbi tedavileri kullanın zira Allah yaşlılık haricinde tedavisi olmayan bir rahatsızlık yaratmamıştır" (Sünen-i Ebu Davud) "Rahatsızlığı gönderen onun devasını da göndermiştir." (Muvatta)

Muhammed bin Abdullah'ın yukarıdaki hadislerinin de yönlendirmesiyle müslümanlar ölüm dışında her hastalığın bir tedavisi olduğuna inanmışlardır. İslam tıbbının ilk dönem yazarları genellikle doktorlardan çok din adamları olmuştur.


Huneyn İbn İshak'a göre göz anatomisi. Mısır 13. yüzyıl

İlk Müslüman hekimin Muhammed’in ashabından ve aynı zamanda teyzesinin kocası olan Hâris b. Kelede (Kaladân) olduğu aktarılmaktadır. Rivayete göre Kelede, Muhammed’in teşvikiyle tıp sanatını öğrenmek ve araştırmak için Cündişapur’a (İran) gitmiştir.

Muhammed bin Abdullah'ın bu teşvikine karşılık ilk dönemlerde müslümanlar arasında tıbba ilgi yeterince fazla olmamış ve bunun neticesi olsa gerek İslâm coğrafyasındaki ilk hekimlerin çoğunluğu Hıristiyan,Yahudi veya İranlı bir kökenli olduğu görülmektedir. Ancak Arapça’nın bilim dili oluşu ve özellikle de bir tıp dili haline gelmesiyle, tıbbî irfanın Arap Müslüman kültür havzasında işlerlik kazanması gerçekleşti.

Tarihçe
İslam tıbbının doğuşu ve gelişimi kabaca üç evreden geçmiştir:

1- Yabancı kaynakların Arapça'ya tercüme edildiği ilk evre. Bu evre yaklaşık olarak MS 7. ve 8. yüzyıllar arasına tekabül etmektedir.

2- Müslüman tıp adamlarının tıb bilime özgün katkılarının ve başarılarının olduğu ikinci evre. Bu evre MS 9.-13. yüzyıllar arasındadır.

3- MS 13. yüzyıl sonrasındaki üçüncü evre. Bu evrede diğer bilim alanlarında olduğu gibi tıp alanında da bir durgunlaşma ve gerileme söz konusu olmuştur.

İlk evrede Suriyeli ve İranlı bilginler Yunanca ve Süryanice antik literatürden felsefe, astroloji ve tıp gibi alanları da içeren bilim dallarından tercümeler yapmışlardır. Abbasi Halifesi el-Memun gibi müslüman idareciler tercümanları paraca destekleyerek bu faaliyetlerin gelişmesine katkıda bulunmuşlardır. Tercümanların büyük çoğunluğu Hristiyan olmakla birlikte müslüman idareciler tarafından saygı görmüş ve faaliyetleri desteklenmiştir.

MS 9. yüzyılda Hüneyn İbn İshak,Yunan tıbbının babası Galen'in çok sayıda eserlerini Arapça'ya çevirmişti. Ayrıca Gundişapur'daki Ortaçağ Pers döneminin eserleri ve Hint dünyasından Suşruta Samhita, Çaraka Samhita gibi eserler de Arap diline aktarılmıştı. Kısa bir zaman sonra müslüman doktorlar anatomi, bakteriyoloji, mikrobiyoloji, oftalmoloji, patoloji, farmakoloji, fizyoloji, psikoloji, cerrahi ve farmakolojik bilimler gibi tıbbın çeşitli alanlarında katkıda bulunmaya başladılar. İslam doktor ve bilginleri bu medeniyenin önemli bir parçası olan tıp alanında teori ve pratiği bir araya getirdikleri geniş ve kompleks bir tıp literatürü oluşturmuşlardır. Galen ve Hipokrat'ın eserlerini de içeren Helen tıp bilgisi bu literatür vasıtasıyla daha sonra Batı'ya yeniden aktarılmıştır.

İslam tıp bilginleri
İslam tıp bilginlerinden özellikle İbn-i Sina'nın Batı tıp tarihinde önemli etkisi olmuştur. Onun Kanun fi'tıb adlı eseri Latince'ye çevrilmiş, yalnız 15. ve 16. yüzyıllarda otuzbeşden fazla baskı yapmıştır.

İslam dünyasında İbn-i Sina kadar ünlü bir diğer isim Horasan'ın Rey kentinde doğan ve Galen üzerine çalışmalarıyla kendisine İslamın "Calinos"u ismi takılan, Zekariya Razi’dir (854-932). Elliden fazla tıbbi eserin sahibi olan ve Al-Mansuri adlı eseri 15. yüzyılda Latince'ye çevrilen Razi, Hipokrat’ın pratiği ile Galen’in teorilerini birleştirmiştir. Eserlerinden altısı tıbbi deontolojiye aittir. Sülfürik asiti keşfetmiş ve farmakolojiye birçok yeni ilaçlar katmıştır.

İspanya’da, Kordoba’da doğan Ebu'l Kasım El-Zehravi (936-1013) İslam dünyasının en büyük cerrah ve anatomistidir. Dönemi için modern sayılacak cerrahi esasları tıbba kazandırmış, ilk kez cerrahi aletlerin çizimlerini yapmış, dağlama ve amputasyon yöntemlerini uygulamıştır.
En ünlü cerrahi eseri “Al-Tasrif fit Tıp” adını taşımaktadır.

Ali bin Abbas ya da Latince "Haly Abbas" olarak bilinir. İranlı Müslüman fizikçi ve tıp alimidir. "Kitab El-Maliki" adlı tıp ve psikoloji üzerine yazdığı eseriyle ve günümüzden yaklaşık 1000 sene önce ilk kanser ameliyatını yapmasıyla biliniyor.

İslam dünyasının önemli hekimlerden biri de 13. yüzyılda Şam'da ve Kahire'de çalışmış olan İbn Nefis’tir. “İbn-i Sina Kanunu’nun Anatomi Kısmına şerh” adlı eserinde Galen’in dolaşım sistemine itiraz etmiştir. Galen’in ileri sürdüğü kalbin sağ ve sol karıncığı arasındaki duvarda deliklerin bulunduğu görüşünü reddetmiştir. Nefis’e göre söz konusu yerde herhangi bir delik bulunmamaktadır. Bu da kalbin sağ tarafına gelen kanın akciğerlere gidip oradan sol karıncığa geçmesi demektir. Yani, günümüzde bildiğimiz küçük kan dolaşımı dediğimiz olaydır. Bu açıklama zamanında İslam ve Osmanlı dünyasında biliniyor olmasına rağmen Avrupa tarafından fark edilmemiştir.

Dört Unsur
Phythagoras'a göre doğaya dört ana yön (kuzey, güney, doğu, batı), dört temel eleman (ateş, hava, su, toprak) ve bunların dört fiziksel özelliği (sıcaklık, soğukluk, kuruluk, yaşlılık) gibi dörtlü ritim hakimdir. MÖ 5. yüzyılda Sicilyalı Empedokles (492-432) bu görüşlerden etkilenerek evrenin esas ve tali derecede birbirine zıt dört temel elemandan meydana geldiğini öne sürmüştü. Bunlar, Ateş (kuru-sıcak), Hava (yaş-sıcak), Su (soğuk-yaş), Toprak (soğuk-kuru)idi.

Empedokles'in bu teorisi Hippokrates tarafından benimsenip insan bedenine uygulanmıştı. Humoral Patoloji Teorisi denilen bu anlayışa göre beden 4 unsurdan müteşekkil bir yapıydı. Bu teori Doğu ve Batı tıbbında yaklaşık 2500 sene yürürlükte kalmıştır. Günümüzde ise bazı yönleriyle halk tıbbında yaşamaya devam etmektedir.


Antik Yunan tıbbındaki Humoral Patoloji Teorisi (dört unsur) veya İslam-Arap tıp dünyasında Ahlat-ı erbaa denilen teori İbn-i Sina'nın (980-1037) Kanun fi't-tıbb adlı eserinde, duygusal, zihinsel durumlar ve tavır ve rüyalar dahil edilerek genişletilmiştir.


Kelimeler;
Çöldeki bir su damlası gibi değerlidir,
Kullanırken kıymetini bilin...
Şah ❁ isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

İçeriği Sosyalleştir

Etiketler
tıbbı, İslam


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 
Seçenekler
Görüntüleme stilleri


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İslam Felsefesi Cats ❁ Felsefe - Sosyoloji - Mantık 0 12 Aralık 2020 09:22
İslam'da Yetim Hakkı Cats ❁ İslamiyet 1 11 Aralık 2020 12:42
İslam ve Din Bilimleri Bölümü ForumSahane❤ Meslekler ve Akademik Programlar 0 11 Eylül 2020 08:25
Erken İslam Sanatı Seyrüsefa Geleneksel Sanatlar 0 05 Eylül 2020 22:56
İslam Tarihi Kronolojisi Seyrüsefa İslam Tarihi 0 01 Eylül 2020 20:56

Forum saati, Türkiye saatine göre ayarlanmış olup şu anki saat: 06:30.

Forum Yasal Uyarı Künye
Yazılım: vBulletin® 3.8.5
Yazılımın telif hakkı sahibi: Copyright ©2000 - 2021, Jelsoft Enterprises Ltd.

ForumSahane, lisanslı yazılım kullanan yasal bir kültür forumudur.

ForumSahane, yer sağlayıcı bir forum sitesidir. İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkındaki 5651 sayılı kanunun, yer sağlayıcılar hakkındaki yükümlülükleri düzenlediği beşinci maddesi uyarınca; yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Dolayısıyla her katılımcımız yaptığı paylaşımlardan, kendi yazdığı yorumdan sorumludur.
Yer sağlayıcı niteliğini haiz forum sitemiz üzerinde, hukuka aykırı gördüğünüz içeriklerin bildirimlerini İLETİŞİM bağlantısından bizlere iletirseniz en geç iki (2) iş günü içerisinde hukuk birimimizce gerekli inceleme, gerekiyorsa işlem ve tarafınıza dönüş yapılacaktır.
ForumSahane içerisinde yapılan paylaşımların ve paylaşımlara yazılan yorumların IP kayıtları tutulmakta olup, hukuka aykırılık hallerinde bu veriler ilgili makamlarla paylaşılacaktır.

Forum Sahibi: Seyrüsefa