ForumSahane.Com  

Geri Git   ForumSahane.Com > FORUM SAHANE HABERLER ALANI > Spor Haberleri > Spor Türleri


Geleneksel Sporumuz Okçuluk


User Tag List

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Görüntüleme stilleri
Alt 01 Ağustos 2020, 17:58   #1
Administrator
 
Seyrüsefa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kaydolma Tarihi: 08 Temmuz 2020
Mesajlar: 931
Mentioned: 7 Post(s)
Tagged: 0 Thread(s)
Standart Geleneksel Sporumuz Okçuluk

Geleneksel Sporumuz Okçuluk

Olimpik bir spor dalı olarak ilgi gören okçulukla insanoğlunun tanışıklığı avcılık yaparak beslendiği günler kadar eski… Ok ve yay daha sonraları savaşta saldırı ve savunma aracı olarak kullanılmış ve nihayetinde bir spor dalına dönüşmüş. Her ne kadar “ok” deyince bugün genç neslin aklına ilk önce Robin Hood gelse de eğer okçuluğun tarihi yazılacak olsaydı şüphesiz ki başrolü Türkler alırdı. Biz de MÖ 5000 yıllarında başladığı okçuluğa atalarımız ne anlamlar yüklemiş, nasıl gelenekselleştirmiş?


Orta Asya’da yaşamış Türkler için ok ve yayın ne denli önemli olduğunu sadece şu birkaç örnekle anlamak mümkün: Ok ve yay her şeyden önce hâkimiyet sembolü olarak kullanılırdı. Hakan tahtında otururken elinde ok ve yay tutar, komutanlarını toplamak için onlara bir anlam ifade eden farklı oklar gönderir, damga ve sikkelerinde ok ve yay resmi bulunurdu.


“Ok” kelimesi Orta Asya Türklerinde kabileleri adlandırmak için de kullanılıyordu. Gördüğü bir rüya üzerine Oğuz Kağan’ın ülkesini çocukları arasında bölüştürdüğü, onlara Üç Oklar, Boz Oklar adlarını verdiği Oğuz Destanı’nda yazılıdır.

Eski Türklerde okçuluk özellikle binicilikle birlikte yapılırdı ve burada gösterdikleri performansla hayranlık uyandırırlardı. At üstünde okçuluk oldukça zor bir uğraştı, iyi bir binici olmak, at dörtnala koşarken arkaya dönerek hedefi vurmak, atılan oktan korunmak için at üzerinde bedenini saklamak büyük beceri gerektirirdi.


Osmanlılar zamanında da okçuluğa aynı önem verilmiş, sadece savunma amaçlı değil kültürel ve sosyal açıdan devlet seviyesinde ele alınmış, padişahlar tarafından sahiplenilmişti. Padişahlar kendileri okçuluk yaptığı gibi iyi okçuların yetişebilmesi için ok meydanları da inşa ettirmişlerdi. İstanbul’da 30 civarında ok meydanı vardı.

2. Bayezid döneminde okçuluk malzemesi yapan bütün zanaatkârlar İstanbul’da toplanmıştı. Böylece Okçular Caddesi ve Okçular Çarşısı kuruldu. 16. Yüzyıla gelindiğinde sayısı 500’ü aşan ok ve yay imalatçısı atölye bulunuyordu.


ESKİ OKMEYDANI

Okçuluk ilk kez Fatih Sultan Mehmet döneminde yarışma olarak düzenlendi. Yarışma kuralları hazırlandı ve yarışma sahaları yapıldı. O dönemlerde “kemankeş” adı verilen okçular büyük ilgi görüyor, oklarının düştüğü yerlere nişan taşları konuyor, adlarına methiyeler düzülüp, şiirler yazılıyordu.


Toplumumuzda okçuluğa gösterilen ilgi zamanla azalırken uluslararası platformda okçuluğun adı daha sık duyulmaya başlandı.
Okçuluk ilk kez 1904 Yaz Olimpiyatları’nda olimpik programa alınmıştı.

Yaklaşık 7000 yıl önce atalarımız tarafından büyük önem atfedilerek yaşatılan okçuluk bugün, zihinsel gelişimde, göz koordinasyonu sağlamada, vücut yapısını düzeltme ve geliştirmede fayda sağlayan bir spor dalı olarak ilgi görüyor.
__________________
Değeri değere değen kavrar.
Seyrüsefa isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

İçeriği Sosyalleştir

Etiketler
geleneksel, okçuluk, sporumuz


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 
Seçenekler
Görüntüleme stilleri



Forum saati, Türkiye saatine göre ayarlanmış olup şu anki saat: 21:38.


Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.5
Yazılımın telif hakkı sahibi: Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.

ForumSahane, lisanslı yazılım kullanmaktadır.

YASAL UYARI:
ForumSahane, içerik sağlayıcı bir forum sitesidir. İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkındaki 5651 sayılı kanunun, içerik sağlayıcılar hakkındaki hükümleri düzenlediği dördüncü maddesi uyarınca; içerik sağlayıcı, internet ortamında kullanıma sunduğu her türlü içerikten sorumludur. Ancak aynı maddenin ikinci fıkrasına göre, içerik sağlayıcı, bağlantı sağladığı başkasına ait içerikten sorumlu değildir. Dolayısıyla her katılımcımız yaptığı paylaşımlardan, kendi yazdığı yorumdan fiilen sorumludur.
İçerik sağlayıcı niteliğini haiz forum sitemiz üzerinde, hukuka aykırı gördüğünüz içeriklerin bildirimlerini iletişim bağlantısından bizlere iletirseniz en geç iki (2) iş günü içerisinde hukuk birimimizce gerekli inceleme, gerekiyorsa işlem ve tarafınıza dönüş yapılacaktır.
Yapılan paylaşımların ve paylaşımlara yazılan yorumların IP kayıtları teknik ekibimizce tutulmakta olup, yasa ihlâlleri hakkında makul şüphenin oluşması durumunda bu veriler kolluk makamlarıyla paylaşılacaktır.